Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%30
Klasikler seti Raif Cilasun

Ne varsa klasiklerde var!Klasikler seti6 roman

Liste Fiyatı : 96,00TL
İndirimli Fiyat : 67,20TL
Kazancınız : 28,80TL
Havale/EFT ile : 66,53TL
Klasikler seti
Klasikler seti Ne varsa klasiklerde var! 6 roman
FESTİVAL YAYINCILIK
67.20

Kur’an âşığı Raif Cilasun 1906 İzmir doğumludur. Mekteb-i Sultanî’den sonra Robert Kolej’den mezun olur ve ömrünü Kur’an hizmetlerine adar. Döneminin mutasavvıflarıyla, bilgeleriyle, İslam’ı diriltmek isteyen dertlileriyle tanışır, bilişir ve bir eser oluşturmak için çabalar. İçinde kendinden körüklü bir çalışma yangını vardır. Bu iştah nerden geliyor dersiniz böyle insanları gördükçe. Bu iştah Allah sevgisi ve iman aşkından kaynaklanır. Raif hoca, İngilizce, Fransızca, Arapça’nın yanında bir miktar da Rumca bilir.

Hayatına baktığımızda birçok güzelliğe önderlik ettiğini görürüz onun ki onlardan bazıları şöyledir: İzmir Kestanepazarı Kur'ân Kursu (1945), imam hatiplerin açılması (1949), Kur'ân Öğrencilerini Koruma Derneği (1950), İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluşu (1951), İmam Hatip ve İlahiyata Öğrenci Yetiştirme Derneği (1955), İl Fakirlerini Koruma Derneği, Halk Eğitim Derneği, Kur'ân-ı Kerim Bilimlerinde Öğrenci Yetiştirme Derneği, ilk dini yayınevlerinden biri olan Sönmez Neşriyat’ın kurulması, okullara din dersinin konması, ilahiyat derneklerinin tüzüğünün hazırlanması, Yeni İstiklal dergisinin yayınlanması…

Kestanepazarı Akademisi

Kestanepazarı Kur’an Kursu’nda yöneticilik yapar Raif Cilasun. Kestanepazarı Derneği’nin kurucuları arasında yer alır. Dernek, Cumhuriyet döneminin din eğitimi alanında faaliyet gösteren ilk derneğidir. Kestanepazarı’nda Raif Cilasun gibi çok sayıda meşhur isim yetişir. Kestanepazarı bir akademi gibi çalışmıştır. Sivil bir akademi. Bunun için buraya “Kur’an akademisi” demek yanlış olmaz.  Gerçekten de Kestanepazarı Türkiye’de benzeri olmayan bir Kur’an kuruluştur.

Raif Cilasun M. Zahid Kotku Efendi'ye intisap eder. Bunun hikayesi ise şöyledir: Kestane pazarı Kura’n kursunda yöneticilik yaptığı yıllarda bir gün Hasan Basri Çantay’a gider. Tasavvufa girmek istediğini ve kendisine intisap etmek isteğini belirterek elini uzatmasını ister. Hasan Basri Çantay, kendisinin böyle bir hakkının olmadığı, müritlerinin bulunmadığını söyler. Bunun üzerine Raif Cilasun, kime gitmesi gerektiğini sorar. Hasan Basri Çantay, “benim tavsiye edebileceğim Bursalı Zahit Efendi ve Adanalı Sami Efendivar” der. “Hangisine gideyim” diye sorunca da Hasan Basri, onların arasında ayrım yapamayacağını, seçmek için ise istihareye yatmasını tavsiye eder. Raif Cilasun’un gönlü Sami Efendi’den yanadır. Çünkü Sami Efendi bir tüccarın yanında muhasebe işlerine bakmaktadır. Raif Cilasun da tüccar olduğu için kendini ona yakın hisseder. Üç defa rüyaya yatar. Üçünde de Mehmet Zahit Kotku Hazretleri çıkar. Sonunda Zahit Kotku Hazretlerine intisap eder.

Eserleriyle İslam gençliğinin yetişmesine katkıda bulundu

Raif Cilasun on yedi roman yazdı. Romanlarının tamamı İslam dinini gençlere anlatmayı hedefler. En ilginç romanlarından biri de Teksas'ta İslam'ın Gücü’dür. Kitap Can Kitabevi Yayınları tarafından okura ulaştırılır. Romanda Kızılderililer'in İslam'ı öğrendiği, bir kasabanın toplu olarak İslam'ı seçtiği anlatılır. Kitap yayınlandığı yıl çok ses getirmiş, hatta Engin Ardıç, bu romana karşı İslam Teksas'ta isimli bir kitap yazmıştır.

Beklenen Sabah, Bir Annenin Feryadı, Kutsal Çile, Haram Lokma, Oğlum Osman, Dinmeyen Gözyaşları, Gafiller, Veysel Karani onun romanlarından bazılarıdır. Romanlarının genel teması Batı hayranlığına kanıp kendi özünden uzaklaşan, geçici zevklere dalıp boş bir hayat yaşamaya başlayan gençlerin özüne bir türlü dönmeyişi ve bunun karşısında onları aslına çağıran babanın, hocanın, arkadaşın umudunu yitirmeyişi… Kimileri Raif Cilasun’un romanlarını “hidayet romanı” sıfatıyla küçümsemeye kalksa da Raif Cilasun yaşadığı yıllarda bu tür yaftalamalara aldırış etmemiş, gençliğin imanını kurtarma çabasıyla romanlar yazmaya devam etmiştir. Edebiyat onun için asla bir amaç değildir, sadece bir araçtır. Romanları da İslam inancını anlatmak için araç olarak kullanmıştır. Salt sanat yapmak, edebî metin üretmek derdine de düşmemiştir. Müslümanların bir cani gibi kovalandığı, yakalanıp hapse atıldığı yıllarda, gençliğinin iman yolundan saptığı yıllarda, İslam yolunun türlü dikenlerle tıkandığı yıllarda yılmamış, bıkmamış ve başka amaçlara da kapılmamıştır.

lerinin kurgusu filme çekilecek kadar da ilgi çekicidir. Mesela “Oğlum Osman” 1973’te filme aktarılmıştır. Romanlarının yanında bir de Ansiklopedik Cep Rüya Tabirleri kitabını yazar.

Numune-i timsal bir aile

Aile hayatıyla da çevresine örnek olmuş bir bilgedir Raif Cilasun. Eşi Hatice Hanımla yetmiş yıl süren evliliği olmuş. Öyle ki örnek çift ödülü bile almışlar. Eşinden söz açıldığında ondan çok memnun olduğunu ve başarısının sırrının eşinden kaynaklandığını söyler. Her başarılı adamın arkasında bir hanım yok mudur? Hacı Raif amcanın da en büyük destekçisi eşidir.

Ağustos’un on dokuzu. Yıl 1998. Hacı Raif Cilasun 92 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşur. Her mü’minde onun emeği var. Bu yüzden hepimiz ona karşı bir vefa borcu olarak dua etmeli, Fatiha okumalıyız. Onun gibi insanlar olmasaydı Kur’an kurslarının açılması, imam hatiplerin açılması, ilahiyat fakültelerinin açılması gecikecek ve birçok insan dinden habersiz yetişecekti.

Recep Şükrü Güngör

  • Açıklama
    • Kur’an âşığı Raif Cilasun 1906 İzmir doğumludur. Mekteb-i Sultanî’den sonra Robert Kolej’den mezun olur ve ömrünü Kur’an hizmetlerine adar. Döneminin mutasavvıflarıyla, bilgeleriyle, İslam’ı diriltmek isteyen dertlileriyle tanışır, bilişir ve bir eser oluşturmak için çabalar. İçinde kendinden körüklü bir çalışma yangını vardır. Bu iştah nerden geliyor dersiniz böyle insanları gördükçe. Bu iştah Allah sevgisi ve iman aşkından kaynaklanır. Raif hoca, İngilizce, Fransızca, Arapça’nın yanında bir miktar da Rumca bilir.

      Hayatına baktığımızda birçok güzelliğe önderlik ettiğini görürüz onun ki onlardan bazıları şöyledir: İzmir Kestanepazarı Kur'ân Kursu (1945), imam hatiplerin açılması (1949), Kur'ân Öğrencilerini Koruma Derneği (1950), İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluşu (1951), İmam Hatip ve İlahiyata Öğrenci Yetiştirme Derneği (1955), İl Fakirlerini Koruma Derneği, Halk Eğitim Derneği, Kur'ân-ı Kerim Bilimlerinde Öğrenci Yetiştirme Derneği, ilk dini yayınevlerinden biri olan Sönmez Neşriyat’ın kurulması, okullara din dersinin konması, ilahiyat derneklerinin tüzüğünün hazırlanması, Yeni İstiklal dergisinin yayınlanması…

      Kestanepazarı Akademisi

      Kestanepazarı Kur’an Kursu’nda yöneticilik yapar Raif Cilasun. Kestanepazarı Derneği’nin kurucuları arasında yer alır. Dernek, Cumhuriyet döneminin din eğitimi alanında faaliyet gösteren ilk derneğidir. Kestanepazarı’nda Raif Cilasun gibi çok sayıda meşhur isim yetişir. Kestanepazarı bir akademi gibi çalışmıştır. Sivil bir akademi. Bunun için buraya “Kur’an akademisi” demek yanlış olmaz.  Gerçekten de Kestanepazarı Türkiye’de benzeri olmayan bir Kur’an kuruluştur.

      Raif Cilasun M. Zahid Kotku Efendi'ye intisap eder. Bunun hikayesi ise şöyledir: Kestane pazarı Kura’n kursunda yöneticilik yaptığı yıllarda bir gün Hasan Basri Çantay’a gider. Tasavvufa girmek istediğini ve kendisine intisap etmek isteğini belirterek elini uzatmasını ister. Hasan Basri Çantay, kendisinin böyle bir hakkının olmadığı, müritlerinin bulunmadığını söyler. Bunun üzerine Raif Cilasun, kime gitmesi gerektiğini sorar. Hasan Basri Çantay, “benim tavsiye edebileceğim Bursalı Zahit Efendi ve Adanalı Sami Efendivar” der. “Hangisine gideyim” diye sorunca da Hasan Basri, onların arasında ayrım yapamayacağını, seçmek için ise istihareye yatmasını tavsiye eder. Raif Cilasun’un gönlü Sami Efendi’den yanadır. Çünkü Sami Efendi bir tüccarın yanında muhasebe işlerine bakmaktadır. Raif Cilasun da tüccar olduğu için kendini ona yakın hisseder. Üç defa rüyaya yatar. Üçünde de Mehmet Zahit Kotku Hazretleri çıkar. Sonunda Zahit Kotku Hazretlerine intisap eder.

      Eserleriyle İslam gençliğinin yetişmesine katkıda bulundu

      Raif Cilasun on yedi roman yazdı. Romanlarının tamamı İslam dinini gençlere anlatmayı hedefler. En ilginç romanlarından biri de Teksas'ta İslam'ın Gücü’dür. Kitap Can Kitabevi Yayınları tarafından okura ulaştırılır. Romanda Kızılderililer'in İslam'ı öğrendiği, bir kasabanın toplu olarak İslam'ı seçtiği anlatılır. Kitap yayınlandığı yıl çok ses getirmiş, hatta Engin Ardıç, bu romana karşı İslam Teksas'ta isimli bir kitap yazmıştır.

      Beklenen Sabah, Bir Annenin Feryadı, Kutsal Çile, Haram Lokma, Oğlum Osman, Dinmeyen Gözyaşları, Gafiller, Veysel Karani onun romanlarından bazılarıdır. Romanlarının genel teması Batı hayranlığına kanıp kendi özünden uzaklaşan, geçici zevklere dalıp boş bir hayat yaşamaya başlayan gençlerin özüne bir türlü dönmeyişi ve bunun karşısında onları aslına çağıran babanın, hocanın, arkadaşın umudunu yitirmeyişi… Kimileri Raif Cilasun’un romanlarını “hidayet romanı” sıfatıyla küçümsemeye kalksa da Raif Cilasun yaşadığı yıllarda bu tür yaftalamalara aldırış etmemiş, gençliğin imanını kurtarma çabasıyla romanlar yazmaya devam etmiştir. Edebiyat onun için asla bir amaç değildir, sadece bir araçtır. Romanları da İslam inancını anlatmak için araç olarak kullanmıştır. Salt sanat yapmak, edebî metin üretmek derdine de düşmemiştir. Müslümanların bir cani gibi kovalandığı, yakalanıp hapse atıldığı yıllarda, gençliğinin iman yolundan saptığı yıllarda, İslam yolunun türlü dikenlerle tıkandığı yıllarda yılmamış, bıkmamış ve başka amaçlara da kapılmamıştır.

      lerinin kurgusu filme çekilecek kadar da ilgi çekicidir. Mesela “Oğlum Osman” 1973’te filme aktarılmıştır. Romanlarının yanında bir de Ansiklopedik Cep Rüya Tabirleri kitabını yazar.

      Numune-i timsal bir aile

      Aile hayatıyla da çevresine örnek olmuş bir bilgedir Raif Cilasun. Eşi Hatice Hanımla yetmiş yıl süren evliliği olmuş. Öyle ki örnek çift ödülü bile almışlar. Eşinden söz açıldığında ondan çok memnun olduğunu ve başarısının sırrının eşinden kaynaklandığını söyler. Her başarılı adamın arkasında bir hanım yok mudur? Hacı Raif amcanın da en büyük destekçisi eşidir.

      Ağustos’un on dokuzu. Yıl 1998. Hacı Raif Cilasun 92 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşur. Her mü’minde onun emeği var. Bu yüzden hepimiz ona karşı bir vefa borcu olarak dua etmeli, Fatiha okumalıyız. Onun gibi insanlar olmasaydı Kur’an kurslarının açılması, imam hatiplerin açılması, ilahiyat fakültelerinin açılması gecikecek ve birçok insan dinden habersiz yetişecekti.

      Recep Şükrü Güngör

      Stok Kodu
      :
      15230739297459
      Boyut
      :
      13.5*21
      Basım Yeri
      :
      istanbul
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      bristol
      Kağıt Türü
      :
      Kitap kağıdı ithal
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat