Ne Duygu Ama! Ama Duygu Ne?

Stok Kodu:
9786050667073
Boyut:
120-195-
Sayfa Sayısı:
62
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024-03-24
Çeviren:
Baran Bilir
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
180,00TL
117,00TL
Taksitli fiyat: 6 x 23,40TL
9786050667073
1315700
Ne Duygu Ama! Ama Duygu Ne?
Ne Duygu Ama! Ama Duygu Ne?
117
“Sokrates genel olarak iyi midir? Aristoteles bu soruyu haklı olarak şöyle yanıtlar: ‘Sokrates'in iyi olup olmadığını o hayattayken bilemem', çünkü ansızın kötü birine dönüşebilir. Filozof, Sokrates'in ölmesini bekler ve sonra size Sokrates ‘olmak' gerçeğinin ne olduğunu söyler. Pek çok filozofun tavrının bu olduğunu görüyorum, çağdaş filozoflar da dahil [...] Bu bana göre değil, ben Sokrates'in yaşamasını tercih ederim, kelebeğin hâlâ uçuyor olmasını; onu bir mantar parçasına sabitleyip −kesinlikle− mavi olduğunu söyleyemeyecek olsam bile. Kelebeği tamamen görmemeyi, ama onu hayatta tutmayı yeğliyorum − benim bilgiye karşı tutumum bu. Onun ortaya çıkışını izliyorum ve bakışımı kelimelere, cümlelere dökmeye çalışıyorum. Ama bu, cümlelerim kadar kırılgan ve kaçamak bir bakış [...] Her halükârda kelebek kaçınılmaz olarak gözden kaybolacaktır, çünkü istediği yere gitmekte özgür ve özgürlüğünü yaşamak için bana ihtiyacı yok. En azından, uçarken güzelliğinden, sadece kendime saklamadan, bir şeyler yakalayabilirim.” Ne Duygu Ama! Ama Duygu Ne? Georges Didi-Huberman'ın 13 Nisan 2013 tarihinde Montreuil'de yaptığı konuşmanın metnini, bu metnin ilham aldığı imgeleri ve konuşmanın sonrasındaki soru/cevap bölümünün transkripsiyonunu içeriyor. Didi-Huberman (10 yaş ve üzeri) çocuklar ile onlara eşik edenlerden oluşan dinleyicilerine −ve her yaştan okuruna− duygulardan, duygularımızın bazen bizi nasıl “aştığından”, bizi ve dünyayı nasıl dönüştürdüğünden bahsediyor. Bunu yaparken de kendisinden bekleneceği üzere bakışını bedenlerin görünümlerine, “âdeta birer hareketli fosil” dediği jestlere, “duyguların tarih boyunca süregelen kolektif ifadeleri olan bu jestleri kristalleştiren, aktaran ve dönüştüren” imgelere yöneltiyor.
“Sokrates genel olarak iyi midir? Aristoteles bu soruyu haklı olarak şöyle yanıtlar: ‘Sokrates'in iyi olup olmadığını o hayattayken bilemem', çünkü ansızın kötü birine dönüşebilir. Filozof, Sokrates'in ölmesini bekler ve sonra size Sokrates ‘olmak' gerçeğinin ne olduğunu söyler. Pek çok filozofun tavrının bu olduğunu görüyorum, çağdaş filozoflar da dahil [...] Bu bana göre değil, ben Sokrates'in yaşamasını tercih ederim, kelebeğin hâlâ uçuyor olmasını; onu bir mantar parçasına sabitleyip −kesinlikle− mavi olduğunu söyleyemeyecek olsam bile. Kelebeği tamamen görmemeyi, ama onu hayatta tutmayı yeğliyorum − benim bilgiye karşı tutumum bu. Onun ortaya çıkışını izliyorum ve bakışımı kelimelere, cümlelere dökmeye çalışıyorum. Ama bu, cümlelerim kadar kırılgan ve kaçamak bir bakış [...] Her halükârda kelebek kaçınılmaz olarak gözden kaybolacaktır, çünkü istediği yere gitmekte özgür ve özgürlüğünü yaşamak için bana ihtiyacı yok. En azından, uçarken güzelliğinden, sadece kendime saklamadan, bir şeyler yakalayabilirim.” Ne Duygu Ama! Ama Duygu Ne? Georges Didi-Huberman'ın 13 Nisan 2013 tarihinde Montreuil'de yaptığı konuşmanın metnini, bu metnin ilham aldığı imgeleri ve konuşmanın sonrasındaki soru/cevap bölümünün transkripsiyonunu içeriyor. Didi-Huberman (10 yaş ve üzeri) çocuklar ile onlara eşik edenlerden oluşan dinleyicilerine −ve her yaştan okuruna− duygulardan, duygularımızın bazen bizi nasıl “aştığından”, bizi ve dünyayı nasıl dönüştürdüğünden bahsediyor. Bunu yaparken de kendisinden bekleneceği üzere bakışını bedenlerin görünümlerine, “âdeta birer hareketli fosil” dediği jestlere, “duyguların tarih boyunca süregelen kolektif ifadeleri olan bu jestleri kristalleştiren, aktaran ve dönüştüren” imgelere yöneltiyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat